top of page

Umay Tanrı Mı, İye Mi?

  • 7 Haz
  • 5 dakikada okunur

Umay, bazı çevreler tarafından yalnızca bir “iye”, yani koruyucu ruh olarak değerlendirilir. Bu görüşe göre Umay; doğum yapan kadınların, lohusaların ve yeni doğan çocukların koruyucusudur. Ancak Türk yazıtları, arkeolojik buluntular ve tarihî kaynaklar incelendiğinde Umay’ın bundan çok daha güçlü ve kapsamlı bir konuma sahip olduğu görülür. Nitekim pek çok kaynakta ondan açıkça bir tanrı olarak söz edilir. Bu yazıda, Umay’ın Türk inanç sistemindeki yerini anlamak için yazıtları, kurgan buluntularını ve tarihî kayıtları ayrıntılı biçimde inceleyeceğiz.



Yazıtlar: Orhun Yazıtları / Ulan Batur (Urga) Kiremit Yazıtı / Altın Köl 1 Yazıtında Umay Umay teg ögüm katun kutıña inim Kül Tigin er at bultı (KT D 31)

Umay adı Orhun yazıtlarında ilk kez yukarıdaki şekliyle geçer. Günümüz Türkçesine

çevrilmiş hali ise şu şekildedir: “Umay gibi annem hatunun kutu sayesinde kardeşim

Kül Tigin erkeklik adını aldı.” Kül Tigin’in erkeklik adını almasını sağlayanın dolaylı

olarak Umay’ın kutu olduğu ima edilmektedir. Yazıtta geçen bu ifade aynı zamanda

han ve hatunun tanrılara eş değer nitelikte olduklarının da bir göstergesidir.

(Bu arada bir) haberci getirdiler. Sözleri şöyle: Yarış ovasında yüz bin asker toplandı," diyor. Bu haberi duyunca beyler hep birlikte "Dönelim; temizin utancı daha iyidir!" dediler. (Ben de şöyle dedim:) "Ben şöyle diyorum, ben Bilge Tonyukuk: Altay dağlarını aşarak geldik, İrtiş ırmağını geçerek geldik. (Buralara kadar) gelenler "(Geliş) zor(du)!" dediler, (ama pek de zorluk) hissetmediler. Tanrı Umay, kutsal Yer ve Su yardımcı oluverdiler. Niye kaçıyoruz? (Düşman) çok diye niye korkuyoruz? Azız diye niye yenilelim? Saldıralım!" dedim. Saldırdık, talan ettik. (TY B1-4)

Tonyukuk Yazıtı’nda geçen bu satırlardan anlaşıldığı üzere Umay, bir tanrı olarak sadece doğum, bebekler ve bereketle değil aynı zamanda savaşçılarla, askerlerle de ilişkilidir. Ulan Batur (Urga) Kiremit Yazıtı’nın 3. satırında Han Tanrı, 4. satırında Umay Hatun olarak geçmektedir. Bu yazıtın sadece 1 - 4. satırları okunabilmektedir. Bu yüzden söz

konusu ifadelerin bağlamı ancak tarihsel süreçle bir zemine oturtulabiliyor. Altın Köl I Yazıtı’nda Umay ile ilgili iki ifade geçmektedir. Bunlardan biri “bu bizim adımız Umay Bey’dir” şeklinde yazılmıştır. Bu yazım için iki farklı görüş vardır: Önemli şahıs isimleri Türkçede nötr olarak hem kadınlara hem de erkeklere verilmektedir; aktarımda bir hata vardır, ifade bey değil bay şeklindedir ve zengin anlamına gelmektedir.

Altın Köl I Yazıtı’nda Umay ifadesinin geçtiği bir diğer ifade ise şöyledir: Bizim ninemiz olan Umay Hanım! Sen akrabalar olan bizi, cesur erleri altı ayaklı-elli olarak

yaratmadınız. Binek atlarımızı üç ayaklı yaratmadınız. Ah ganimetlerim, ah hazinelerim, ayrıldım. (Bu dünyadan) boşandım, (onları) teslim ettim. Bu ifadelerde ise Umay’ın canlıların yaratıcısı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca “hanım” ibaresiyle de Umay’ın dişi yönüne vurgu yapılmaktadır.

Dîvânu Lugâti’t-Türk

Umay’ın tanrı oluşuna dair elimizdeki bir diğer kanıt ise Kaşgarlı Mahmud’un yazmış

olduğu Dîvânu Lugâti’t-Türk adlı sözlüğüdür. Bu ansiklopedik özellik taşıyan sözlükte

Umay şöyle geçmektedir:

Doğum yaptıktan sonra kadının rahminden çıkan bir şey [plasenta]; bu bir keseye

benzer ve “çocuğun rahimdeki eşi” olarak adlandırılır.

Şu atasözünde de geçer:

umâyqa tapınsa oğul bulur: Umay’a tapan kimse çocuk sahibi olur. Kadınlar bunu iyi

bir alamet olarak kabul eder.

Arkeolojik buluntular:

Arkeolojik buluntular: Kül Tigin ve Bilge Kağan’ın Tacı (Başlığı)

Ön tarafında Umay Anayı temsil eden hüma kuşu sembollü altın taç
Umay'ı temsil eden Hüma Kuşu sembollü altın taç

Umay Anayı temsil eden kuş sembollü başlık takmış olan Kül Tigin'in taş heykeli
Kültigin ve Bilge Kağan'ın tacı

Kül Tigin ve Bilge Kağan’ın taçlarında (başlıklarında) bulunan kuş sembolünün Umay’ı temsil eden Hüma kuşu olduğu düşünülmektedir. Taç üzerindeki bu kuşun Tanrıça Umay’ın zoomorfik bir görünüşü olduğu düşünüldüğünde olay çok daha anlamlı bir hal almaktadır. Çünkü Kül Tigin kitabesinde (M.732) Kül Tigin’in bizzat kendisi ile ilgili olarak şöyle denilmektedir (Kül Tigin yazıtı doğu cephesinin 31. satırı) : “Umay misali annem hatunun kutu sayesinde, kardeşim Kül Tigin erkeklik adını elde etti.” Arkeolojik buluntular: Kül Tigin ve Bilge Kağan’ın Tacı (Başlığı) Böylece bu metin ile bu konuyu ilk defa açıklamaya çalışan Yaşar Çoruhlu’ya göre “Gök Tanrı’yı temsil eden hükümdarın hanımının da Umay’ı temsil ettiği anlaşılmaktadır. Kutunu aslında Umay’dan alan Hatun onun yardımıyla Kül Tigin’i dünyaya getirmiş, Kül Tigin de bu kut sayesinde zamanı geldiğinde erkeklik (alplik) adına sahip olmuştur.” Böylece eğer Kül Tigin’in başlığındaki yırtıcı kuş tasviri Hüma kuşu ise bu tasvir doğrudan doğruya Tanrıça Umay’a gönderme yapıyor olmalıdır.



Arkeolojik buluntular: Eylig-Hem Kurganları


palmetler, yapraklar ve bitkisel kıvrımlar içinde Yukarı doğru palmet şeklinde kıvrılan başlık veya taç takan kadın figürleri.
Eylig-Hem Kurganlarında bulunan figürler

Orta Asya (Türkistan), Orta Tuva’da bulunan Eylig-Hem’den (Ulug-Horum III) tunç levhalar üzerinde de Tanrıça Umay ile ilişkilendirilebilecek taçlı kadın tasvirleri yer almaktadır. Bu eserlerin çıkarıldığı kurganın tarihi onuncu yüzyılın son çeyreğidir. Kimi araştırmacılara göre Yenisey Kırgızları ile ilgili olan bu eserlerde elleri birleştirilmiş tek veya çift kadın figürleri bulunmaktadır. Figürler palmetler, yapraklar ve bitkisel kıvrımlar içindedir veya içinden çıkmaktadır. Yukarı doğru palmet şeklinde kıvrılan bir başlık veya taç söz konusudur. Kaldırılan eller içerisinde yonca veya meyve bulunmaktadır. Bu eserler üzerinde çocukları koruyan, doğumu sağlayan ve aynı zamanda bir bereket ve doğa tanrıçası olan Umay’ın tasvir edilmiş olabileceğini düşünüyoruz.

Arkeolojik buluntular: Minusink Bölgesi Metal Buluntuları


üzerinde bağdaş kurmuş olarak oturan  bir başlık veya taç takmış kanatlı bir Tanrıça sembolü olan metal buluntu
Minusink Bölgesi Metal Buluntuları

Dokuz-onuncu yüzyıllarda, Orta Yenisey’deki Minusinsk bölgesindeki çeşitli metal eserlerde, Tanrıça Umay ikonografisinin yansıdığını biliyoruz. Türk tipinde, bağdaş kurmuş olarak oturan karmaşık bir başlık veya taç takmış kanatlı bir Tanrıça, kolları bükülü bir şekilde ve sağ kol göbek hizasında, içinde yuvarlak bir nesne (meyve?) olan kap tutmaktadır. Bazı araştırmacılar bu kabı içinde demir iğne bulunan iğne saklama kaplarına da benzetiyor. Eski Türk taş heykellerinde olduğu gibi bu Tanrıçanın da üç dilimli başlığı vardır ve “üç boynuzlu” olarak da tanımlanmaktadır. Sözü edilen bu yüzyıllardan eserler Göktürk sanatının devamı niteliğindedir.



Arkeolojik buluntular: Koybal Kurganı


Kanatlı kadın şeklinde tasarlanmış küpeler
Koybal Kurganı Buluntuları

Hakasya’daki Minusinsk’de yer alan 7 numaralı Koybal (Koybala) kurganından çıkarılan, küçük çanları bulunan, gümüş üzerine altın yaldızlı küpe olabilecek eserlerdeki kanatlı kadın tasvirinin de Umay’ı temsil ettiği düşünülmektedir. Bu eserler daha erken tarihe sekizinci yüzyılın sonu ile dokuzuncu yüzyılın başına aittirler. Bunlarda kanatlı Tanrıçanın elinde taş heykellerde görüldüğü gibi bir kap bulunmaktadır.




Arkeolojik buluntular: Tuva, Tora-Tal-Artı Mezarlığı


üzerinde kanat uçları yukarıya dönük olarak tasvir edilmiş kuş sembolü olan buluntu
Tuva, Tora-Tal-Artı Mezarlığı Buluntusu

Bütün bu tunç eserlerde Tanrıça Umay kanatlı, taçlı veya başlıklı bir kadın figürü olarak tasvir edilirken, ayrı bir küme oluşturan benzeri başka tunç nesnelerde karşımıza çıkan ağzında çiçek taşıyan kanatlarını açmış kuş (hüma?) tasvirleri de hüma kuşu ile dolayısıyla da Umay ile ilişkili olabilir. Bu eserler, Rusya Federasyonu, Tuva, Tora-Tal-Artı mezarlığından getirilen onuncu-on birinci yüzyıllara ait sanat nesneleri ile Rusya Federasyonu, Abakan bozkırlarından getirilip Minusinsk Müzesinde muhtelif envanter numaraları verilerek muhafaza altına alınan eserlerdir.





Arkeolojik buluntular: Hakasya Sulek Kaya Resimleri


bir at üzerinde oturan üç dilimli taç takmış Umay Ana figürünü gösterir kaya resmi
Kaya Resimleri

Hakasya’da Sulek’te yedinci yüzyıla ait bir Göktürk dönemi kaya resminde de Tanrıça Umay’ı tasvir ettiği düşünülen bir sahne bulunmaktadır. Bu tasvirde bir at üzerinde bulunduğu anlaşılan dilimli taçlı figür Umay Ana olarak nitelendirilmiştir.







Arkeolojik buluntular: Kudırge Kurganı


Atlar ve üç dilimli taç takmış kadın figürü olan çizim
Kudırge Kurganı Tasvirler

Göktürk devrine ait Kudırge kurganından ortaya çıkarılan bir taş parçası üzerindeki tasvirde de Tanrıça Umay’ın ve yanında yardımcı bir dişi ruhun bulunduğu düşünülen kazıma oyma yoluyla oluşturulmuş bir sahne vardır. Burada Tanrıça Umay’a atfedilen şekil dilimli taçlı ve kürklü olarak tasvir edilmiştir. Sol tarafında atları ile gelmiş kimseler ona yanlarında getirdiklerini hediye olarak sunmaktadır. Daha soldaki insan yüzlü maske şekli ise muhtemelen Ülgen’i temsil eder.




Arkeolojik buluntular: Kastayev Devlet Sanatları Müzesi


Üç dilimli taç takmış olarak kaya üzerine çizilmiş kadın başı. Umay Anayı temsil ettiği düşünülmektedir.
Tanrıça Umay'ı tasvir eden kaya resmi

Tanrıça Umay’ı gösterdiğine inanılan bir kaya resmi parçası da Kazakistan’da Taraz kentinin Tarih ve Etnografya Müzesinde (Kastayev Devlet Sanatları Müzesi) yer alır. Burada da Umay badem gözlü de denilen hafif çekik gözlü, dolgun toparlak yüzlü ve dilimli tacıyla tezahür etmektedir. Söz konusu eserdeki Umay tasviri, Kudırge kayasındakine de benzer.






Arkeolojik buluntular: Suttu Bulak Kurganı


Üç dilimli taç takmış kadın figürü ve yanında bıyıklı erkek figürü

Kırgızistan’daki Suttu Bulak kurganından çıkarılan bir kemik eşya üzerine oyulmuş tasvirlerden birinde bir çadırın içinde bir erkek ve kadın şekli görülmektedir. Buradaki kadın tasviri Umay’ı hatırlatacak şekilde gösterilmiştir. gösterilmiştir. Bu tasvirde sağdaki dilimli taçlı kadın figürü, soldaki zırhlı erkek figüründen daha büyük yapıldığı ve erkek figürünün ona doğru yöneldiği görüldüğünden bazı araştırmacılara göre burada, yurt (çadır) içinde tanrıça Umay’a ibadet eden bir erkek figürünün bulunduğu da ileri sürülmüştür.










Kaynaklar ORHON YAZITLARI - TALAT TEKİN DİVANU LİGATİ’T TÜRK - KAŞGARLI MAHMUD ŞAMANİZMİN TÜRK SANATINDA YANSIMALARI VE TANRIÇA UMAY - YAŞAR ÇORUHLU ESKİ TÜRK YAZITLARI - HÜSEYİN NAMIK ORKUN KÜLTİGİN HEYKEL BAŞINDAKİ YIRTICI KUŞ TASVİRİNİN MAHİYETİ - BEYZA ARAL

 
 
 

Yorumlar


bottom of page