Çin Kaynaklarına Göre Hunlarda Türk Töresi ve Şamanizm
- 5 May
- 3 dakikada okunur
İlk Türklere dair bildiklerimizin büyük bir kısmını yabancı kaynaklardan öğreniyoruz. Bunların başında da, yüzyıllar boyunca komşuluk yaptığımız ve hâlâ yapmaya devam ettiğimiz Çinlilerin yazdıkları geliyor. Bu yazımızda, Çin kaynaklarından biri olan Han Hanedanlığı Tarihi adlı yıllıkta yer alan bilgilerden Hun'lara ait inanç ve töre üzerine bilgileri derleyeceğiz.
Hunlarda Türk Töresi:
1) Hunların ilk ataları otlakları takip ederek hayvan yetiştirir ve yer değiştirirlerdi. Su ve otlakları izleyerek hareket ederlerdi.
2) Sularla çevrili bir şehirleri, sürekli oturdukları bir yer ve tarım yapmak gibi bir uğraşları yoktu. Ancak, yine de herkesin kendine ait bir toprağı bulunurdu.
3) Yazışma - çizişme işleri yoktu, sözlü olarak antlaşma yaparlardı.
4) Askerleri yay çekebilen, güçlü zırhlı süvarilerdendi.
5) Âdetlerine göre, normal zamanlarda hayvancılıkla uğraşır, yabanî hayvan avcılığı yaparlardı. Olağanüstü durumlarda ise, savaşmak için talimde bulunurlardı. Uzun menzilli silahları yay ve ok, yakın döğüş silahları ise kama ve mızraktı.
6) Toprak devletin temelidir.
7) Yüksek mevkilerdeki görevler babadan oğula geçerdi.
8) Veliahta Sol Bilge Beyliği görevi verilirdi (Devletin doğu kanadının yönetimi).
9) Askeri yapı binbaşı, yüzbaşı, onbaşı, küçük beylik, danışmanlık, merkez komutanlığı gibi birimlerden oluşmaktaydı.
10) Sonbaharda büyük bir toplantı düzenleyerek insan ve hayvan sayımı yaparlardı.
11) Kılıcı kınından 23 cm kadar çeken öldürülürdü.
12) Hırsızlık yapanın mallarına el konurdu.
13) Suçu küçük olanın kemikleri kırılır, büyük suç işleyenler ise öldürülürdü.
14) Hapiste kalma süresi 10 günü geçmezdi.
15) Savaşta adam öldürenlere veya esir alanlara bir kap içki verilerek mükâfatlandırılır, ele geçirdikleri ganimetler kendilerine verilirdi.
16) Savaş esirleri köle yapılırdı.
17) Savaşta düşman askerini üstlerine çekip sonra saldırırlardı.
18) Savaşta öleni getiren onun mallarına sahip olurdu.
19) Savaşta alınan kararlarda Şanyü'nün eşi olan Yen-chih'ın önemli bir rolü vardı.
20) Halkın güvenliğini sağlamak, yaşlıların huzur içinde olmalarını temin etmek, küçük çocukların güven ve huzur ortamında büyümesini sağlamak devlet sınırları içinde barış ve mutluluğu sağlamak Şanyü'nün görevlerindendi.
21) Kıyafetlerinde başlık ve kuşak kullanmazlardı.
22) Hükümdar ve halk arasında uzun süren, basit ilişkiler kurulurdu.
23) Herkes yetiştirdiği hayvanın etini yer, sütünü içer, kürkünü giyerdi.
24) Çin elçileri hükümdarlık sembolleri olan asalarını bırakmadan, yüzlerine dövme yaptırmadan Hun hükümdarının çadırına giremezlerdi.
25) Bağımsızlık bir karakter ve ata yadigarıydı. Her ne pahasına olursa olsun bağımsızlıktan ödün verilmezdi.
Hunlarda Şamanizm:
1) Yılın belli aylarında Şanyü'nün (Hun hakanı) otağında küçük bir toplantı düzenleyerek dini tören yapılırdı.
2) Yılın beşinci ayında bugünkü Noyan Dağı (Moğolistan) civarında büyük toplantıda atalarına, göğe, yere, ruhlara ve tanrılara kurban sunarlardı.
3) Şanyü sabahları otağından çıkarak güneşe, geceleri de aya tapınırdı.
4) Ölü gömülürken iç ve dış tabutlar kullanılır, içlerine altın, gümüş ve giysiler konulurdu. Mezarın üstüne tümsek yapılmaz, ağaç dikilmez ve cenaze için özel kıyafetler giyilmezdi.
5) Hükümdar öldüğünde yakın ve sevdiği hizmetkarlarıyla odalıkları onunla birlikte ölüme giderdi.
6) Herhangi bir işe girişecekleri zaman Ay'ın durumuna göre hareket ederlerdi. Savaşta ay büyüdüğünde saldırırlar, küçüldüğünde geri çekilirlerdi.
7) Yerin ve göğün yaratıcı olduğuna; güneş ve ayın hakimiyet verdiğine inanırlardı.
8) Devleti yönetme yetkisinin tanrı tarafından verildiğine inanırlardı (Kut anlayışı).
9) Savaşlarda alınan galibiyetin tanrı yardımıyla olduğuna inanılırdı.
10) Göğe tapma törenlerinde altın heykel kullanılırdı.
11) Verilen bir söz tutulmadığında yahut zamanında yerine getirilmediğinde ruhların gazabı bütün toplumun cezası olurdu.
12) Ant içmek (yemin etmek) için dağa çıkılır, bir at kurban edilirdi. Kurban edilen attan bir parça alınarak kafatasından yapılmış bir kadehin içindeki içkiye karıştırılır ve içilirdi. Buna kan andı denirdi.
Kaynakça: Onat, A., Orsoy, S., & Ercilasun, K. (2004). Han Hanedanlığı Tarihi: Hsiung-nu (Hun) Monografisi. Türk Tarih Kurumu Yayınları.





Yorumlar